loader image

Ceza davası – soruşturma ve kovuşturma; kelepçe, hukuk kitapları ve dava dosyası | Avukat Murat TUĞA

Ceza Davası Nasıl Açılır? | Masraflar, Süre ve Ceza Hukuku Rehberi

Ceza Davası Nedir?

Ceza davaları, bireylerin özgürlüğünü doğrudan etkileyen, en ciddi hukuki süreçlerden biridir. Bir suç isnadıyla karşı karşıya kalmak, yalnızca sanık için değil, aynı zamanda mağdur için de hayatın her alanına yansıyan sonuçlar doğurur. Bu nedenle ceza davalarının nasıl işlediğini, hangi aşamalardan geçtiğini ve sürecin taraflar açısından ne gibi hak ve yükümlülükler doğurduğunu bilmek son derece önemlidir.

Ceza davası yalnızca mahkeme salonunda verilen kararlarla sınırlı değildir. Kişinin özgürlüğü, adli sicili, toplumsal itibarı ve hatta iş hayatı üzerinde kalıcı etkiler bırakabilir. Yanlış atılan bir adım, savunmada gözden kaçan bir ayrıntı ya da hukuki bilgi eksikliği, telafisi güç hak kayıplarına yol açabilir.

Bir ceza davası, yalnızca sanık veya mağdur için değil; aile ilişkileri üzerinde de ciddi sonuçlar doğurabilir. Çoğu zaman boşanma davası sürecinde taraflar arasında ceza davası da gündeme gelebilir. Bu durumda hem boşanma davaları hem de ceza davaları kişinin hayatını şekillendiren kritik aşamalar haline gelir.

Bu rehberde; “Ceza davası nedir, nasıl açılır, hangi belgeler gerekir, dava ne kadar sürer, masrafları nelerdir ve avukat tutmak neden önemlidir?” gibi en çok merak edilen sorulara yanıt veriyoruz. Avukat Murat TUĞA Hukuk Bürosu olarak ceza davalarında profesyonel destek sağlıyor, müvekkillerimizin haklarını en güçlü şekilde savunuyor ve sürecin her aşamasını titizlikle takip ediyoruz.


Ceza Hukuku Nedir?

Ceza hukuku, toplum düzenini, bireylerin hak ve özgürlüklerini korumak amacıyla devlet tarafından konulan kurallar bütünüdür. Bu hukuk dalı, suç olarak tanımlanan fiilleri belirler ve bu fiilleri işleyen kişilere uygulanacak yaptırımları düzenler. Başka bir deyişle ceza hukuku, bireylerin hangi davranışlarının yasaklandığını, bu davranışlar sergilendiğinde ne tür cezaların verileceğini ve bu sürecin nasıl işleyeceğini ortaya koyar.

Ceza Hukukunun Temel İlkeleri

Ceza hukukunun işleyişini ve adil yargılamayı sağlayan bazı evrensel ilkeler vardır:

  • Kanunsuz suç ve ceza olmaz (Nullum crimen, nulla poena sine lege): Bir fiilin suç sayılabilmesi için mutlaka kanunda yer alması gerekir.
  • Masumiyet karinesi: Bir kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı verilene kadar suçlu sayılamaz.
  • Suçta ve cezada şahsilik: Suçun sorumluluğu ve uygulanacak ceza yalnızca faili bağlar; aile bireyleri ya da yakınları cezalandırılamaz.
  • Ölçülülük ilkesi: Verilecek ceza, işlenen suç ile orantılı olmalıdır.

Bu ilkeler sayesinde, ceza hukukunun keyfi şekilde uygulanmasının önüne geçilir ve bireylerin temel hakları güvence altına alınır.

Ceza Hukukunun Alt Dalları

Ceza hukuku üç temel alanda incelenir:

  1. Genel Ceza Hukuku: Suçun unsurları, cezaların türleri ve uygulanma şekilleri gibi temel kuralları düzenler.
  2. Özel Ceza Hukuku: Belirli suç tiplerini (örneğin hırsızlık, yaralama, tehdit, dolandırıcılık) ve bunlara karşı öngörülen cezaları içerir.
  3. Ceza Muhakemesi Hukuku (Usul Hukuku): Suç işlendiği iddiasıyla başlayan sürecin soruşturma ve kovuşturma aşamalarını düzenler. Delillerin toplanması, şüphelinin savunması, mahkeme yargılaması ve hüküm verilmesi bu alana girer. CMK’ya buradan ulaşabilirsiniz.

Günlük Hayattaki Önemi

Ceza hukuku yalnızca ağır suçlarla sınırlı değildir; günlük yaşamda sıkça karşılaşılan birçok olay da ceza hukuku kapsamına girer. Örneğin:

  • Trafik kazaları ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma,
  • Hakaret, tehdit veya şantaj,
  • Basit veya kasten yaralama,
  • Mala zarar verme ya da hırsızlık,
  • Dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma.

Bu nedenle ceza hukuku, toplumdaki her bireyin hayatına doğrudan temas eden bir alan olarak karşımıza çıkar.


Ceza Davaları Nasıl Açılır?

Bir kişinin ceza davası açabilmesi için öncelikle bir suç işlendiği iddiasıyla ilgili şikâyet veya ihbar mekanizmasını kullanması gerekir. Ceza davaları, bireylerin doğrudan açabileceği davalar değildir; süreç savcılık makamı üzerinden yürür.

1. Şikâyet veya İhbar

  • Suça maruz kalan kişi, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk kuvvetlerine (polis, jandarma) başvurarak şikâyette bulunabilir.
  • 5237 sayılı TCK m.73 uyarınca, bazı suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır (örneğin hakaret, basit tehdit gibi). Bu suçlarda mağdur şikâyet etmezse dava açılamaz.
  • Kamu davası niteliğindeki ağır suçlarda (örneğin kasten öldürme, yağma, uyuşturucu ticareti) savcılık kendiliğinden soruşturma açar.

2. Soruşturma Aşaması

  • Savcılık, olayla ilgili delilleri toplar, şüpheliyi ve tanıkları dinler.
  • Bu aşamada “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı da çıkabilir; yani yeterli delil bulunmadığında dava hiç açılmayabilir.
  • Ayrıca bazı suçlarda seri muhakeme usulü uygulanabilir. Bu usulde, şüpheli suçunu kabul ederse savcılık tarafından belirlenen yaptırım mahkemece hızlıca onaylanır. Böylece dava açılmadan süreç daha kısa sürede sonuçlanır. Seri muhakeme özellikle basit nitelikli suçlarda (örneğin Gürültüye neden olma, Hakkı olmayan yere tecavüz, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, Parada sahtecilik) uygulanır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen bu usul hakkında detaylı bilgiye ve hangi suçların kapsamda olduğuna Adalet Bakanlığı’nın resmi listesinden ulaşabilirsiniz.

3. İddianame Düzenlenmesi

Soruşturma aşamasında yeterli şüpheye ulaşılması halinde, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenler. İddianame, ceza davasının resmi olarak açılabilmesi için gerekli en temel belgedir.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesi uyarınca savcı, suç işlendiğine kanaat getirdiğinde iddianame düzenlemekle yükümlüdür. Aynı kanunun 174. maddesi ise mahkemenin hangi durumlarda iddianameyi iade edebileceğini açıkça düzenlemektedir.

Bir iddianamede mutlaka şu bilgiler yer alır:

  • Şüphelinin kimlik bilgileri,
  • Suçun işlendiği yer, zaman ve olayın özeti,
  • Suçun kanuni tanımı ve uygulanacak maddeler,
  • Delillerin listesi,
  • Mağdur veya müştekinin bilgileri,
  • İstenilen ceza ve güvenlik tedbirleri.
  • Kanuna göre iddianamede bulunması gereken unsurlar (CMK m.170/3)

Hazırlanan iddianame, doğrudan dava açıldığı anlamına gelmez. İddianame görevli mahkemeye gönderilir ve hâkim tarafından incelenir. Mahkeme, iddianameyi kabul ederse dava açılmış olur ve kovuşturma aşamasına geçilir. Ancak iddianamede ciddi eksiklikler varsa mahkeme “iddianamenin iadesi” kararı verebilir. Bu durumda savcılık eksiklikleri tamamlayarak yeniden iddianame düzenlemek zorundadır.

İddianamenin kabulü, ceza yargılamasında kritik bir dönüm noktasıdır. Çünkü artık sanık hakkında resmi bir ceza davası açılmış olur ve süreç duruşma aşamasına taşınır.

4. Kovuşturma ve Dava Süreci

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 175. maddesi uyarınca, iddianamenin mahkemece kabul edilmesiyle birlikte ceza davası kovuşturma aşamasına girer. Bu aşama, artık şüphelinin sanık sıfatı kazanması ve yargılamanın duruşma salonunda yürütülmesi anlamına gelir.
Muhakemesi Kanunu’nun 176 ve devamı maddelerinde kovuşturmanın usulü düzenlenmiştir. Bu aşama şu adımlardan oluşur:

  • Duruşma gününün belirlenmesi ve taraflara tebliği: Mahkeme duruşma gününü belirler ve taraflara usulüne uygun tebligat yapar.
  • Duruşmanın açılması: Kimlik tespiti yapılır, iddianame okunur, sanığın savunması alınır.
  • Delillerin tartışılması: Tanıkların dinlenmesi, bilirkişi raporlarının incelenmesi, tarafların delil sunması.
  • Mütalaa: Savcı esas hakkındaki görüşünü (mütalaa) bildirir.
  • Son savunmalar: Sanık ve müdafi son sözlerini söyler.

Hüküm: Mahkeme suçun sabit olup olmadığına, uygulanacak kanun maddelerine ve cezaya karar verir.Bu aşamanın sonunda mahkeme, sanığın beraatine, mahkûmiyetine, davanın reddine veya davanın düşmesine karar verebilir. Verilen bu hükümlere karşı ise üst mahkemelere başvuru mümkündür. Ceza yargılamasında bu aşama “karar, istinaf ve temyiz süreçleri” olarak adlandırılır.


Mahkeme Kararı (Hüküm)

Ceza yargılamasında kovuşturma aşamasının sonunda mahkeme, sanık hakkında bir hüküm verir. Hüküm, davanın esasına ilişkin nihai karardır ve ceza muhakemesinin en kritik aşamasını oluşturur.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesi uyarınca mahkemenin verebileceği karar türleri şunlardır:

  • Beraat: Sanığın yüklenen suçu işlemediği veya fiilin suç teşkil etmediği anlaşılırsa beraatine karar verilir.
  • Mahkûmiyet: Sanığın suçu işlediği sabit görülürse, işlenen fiile uygun cezaya hükmedilir.
  • Davanın reddi: Usule ilişkin nedenlerle davanın görülmesine engel bir durum varsa reddine karar verilir.
  • Düşme kararı: Örneğin sanığın ölmesi, af çıkması veya zamanaşımı gibi nedenlerle davanın sürdürülmesi imkânsız hale geldiğinde dava düşer.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB): Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca, sanığa verilen ceza 2 yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise ve bazı koşullar sağlanıyorsa, mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verebilir.

  • Koşulları:
    • Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması,
    • Mahkemenin sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması,
    • Sanığın zararı gidermesi (varsa).
  • Sonuçları:HAGB kararı verilirse, hüküm 5 yıl süreyle açıklanmaz. Bu süre zarfında sanık kasıtlı bir suç işlemezse dava düşer ve mahkûmiyet hiç doğmamış sayılır. Ancak denetim süresi içinde yeni bir suç işlenirse, ertelenmiş hüküm açıklanır.
  • Sabıka kaydına etkisi:HAGB kararları adli sicile işlenmez, sadece özel bir sistemde tutulur. Bu nedenle kişinin sabıka kaydında görünmez.

Mahkeme kararı, yalnızca sanığın ceza alıp almadığını belirlemekle kalmaz; aynı zamanda adli sicil kaydını, özgürlüğünü ve sosyal hayatını doğrudan etkileyen sonuçlar doğurur.

Verilen hüküm kesinleşmediği sürece bağlayıcı değildir. Bu nedenle karara karşı istinaf ve temyiz kanun yolları açıktır.


Kanun yolları

Ceza yargılamasında verilen hükümlere karşı tarafların başvurabileceği denetim mekanizmaları vardır. Bu mekanizmalar üst mahkemeler aracılığıyla kararın hem usul hem de esas yönünden incelenmesini sağlar. Türk ceza hukukunda iki temel kanun yolu bulunmaktadır: istinaf ve temyiz.

  • İstinaf, Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından yapılan daha geniş kapsamlı bir incelemedir.
  • Temyiz ise Yargıtay tarafından yapılan, esasen hukuki denetim niteliğindedir (CMK m.288)

Bu başlık altında, istinaf ve temyiz süreçlerini ayrı ayrı ele alacağız.

İstinaf (Bölge Adliye Mahkemesi)

Ceza yargılamasında ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararlara karşı gidilebilecek ilk kanun yolu istinaftır. İstinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemeleri (BAM) tarafından incelenir.

CMK m.272 ve devamı uyarınca, istinaf yoluna başvurulmasıyla birlikte dava hem hukuka uygunluk hem de gerektiğinde maddi vakıalar yönünden yeniden değerlendirilir. Bu, temyizden en büyük farkıdır; çünkü istinafta tanıklar yeniden dinlenebilir, yeni deliller sunulabilir ve dosya esastan incelenebilir.

📌 Başlıca Özellikler:

  • Süre: Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 273. maddesi uyarınca, hükmün taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafa başvurulmalıdır.”
  • Başvuru yetkisi: Sanık, katılan, Cumhuriyet savcısı ve ilgili diğer taraflar başvurabilir.
  • Karar çeşitleri:
    • İlk derece mahkemesi kararını onaylayabilir.
    • Eksiklik görürse dosyayı iade edebilir.
    • Kısmen veya tamamen kaldırarak yeniden hüküm kurabilir.

İstinaf, ceza yargılamasında ikinci bir şans niteliği taşır. Bu sayede yalnızca hukuki değil, maddi yönden de adaletin sağlanması amaçlanır.

Temyiz (Yargıtay)

Ceza yargılamasında istinaf mahkemesi (Bölge Adliye Mahkemesi) kararlarına karşı başvurulabilecek ikinci kanun yolu temyizdir. Temyiz incelemesi Yargıtay tarafından yapılır.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 288. maddesi uyarınca temyiz yalnızca hukuka aykırılık nedenine dayanır. Bu nedenle Yargıtay, olayın delillerini ve maddi vakıaları yeniden değerlendirmez; yalnızca kararın hukuka uygun olup olmadığını denetler.

Temyiz Süresi

  • CMK m.291 uyarınca, hükmün gerekçesiyle birlikte taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde temyiz başvurusunda bulunulabilir.
  • Sürenin kaçırılması halinde karar kesinleşir.

Yargıtay’ın İnceleme Yetkisi

Yargıtay, temyiz incelemesi sonunda:

  • Kararı onayabilir (onama),
  • Bozabilir (dosyayı geri gönderir),
  • Düşme kararı verebilir,
  • Eksiklik görürse usulden bozma yapabilir.

Temyizin Önemi

Temyiz, ceza davalarının en üst denetim aşamasıdır. Böylece yerel mahkeme ve istinaf mahkemesi kararlarının hukuka uygunluğu, ülke genelinde yeknesak bir şekilde denetlenmiş olur. Bu yönüyle temyiz, hukuki güvenliği sağlayan en üst başvuru yoludur.

 


Ceza Davalarında Avukatın Önemi

Ceza davaları, bireylerin özgürlüğünü, adli sicilini ve toplum içindeki itibarını doğrudan etkileyen en ciddi yargılamalardır. Bu nedenle profesyonel hukuki destek almak, yalnızca bir tercih değil, çoğu zaman hayati bir zorunluluktur.

Sanık Açısından

  • Savunma hakkı: Avukat, sanığın haklarını eksiksiz kullanmasını sağlar, ifade alma ve sorgu aşamalarında usulsüzlükleri engeller.
  • Delil toplanması: Aleyhe olan delillerin hukuka aykırılığını tespit eder, lehine delillerin sunulmasını sağlar.
  • Ceza indirimi ve alternatif çözümler: Etkin pişmanlık, uzlaşma, seri muhakeme gibi kurumların uygulanıp uygulanamayacağını değerlendirir.

Mağdur Açısından

  • Hakların korunması: Mağdurun zararının tazmini, şikâyet ve taleplerinin eksiksiz iletilmesi için avukat desteği önemlidir.
  • Tazminat talepleri: Maddi ve manevi tazminat davalarının hazırlanması, icra aşamasında hakların korunması.
  • Koruma tedbirleri: Mağdurun güvenliği için uzaklaştırma, koruma tedbirleri gibi başvuruların yapılması.

Adil Yargılanma Hakkı

Avukat, tarafların yargılamada eşit şartlarda yer almasını sağlar. Adil yargılanma hakkı, Anayasa’nın 36. maddesi ve AİHS m.6 ile güvence altına alınmıştır. Avukat olmadan yürütülen bir ceza davasında bu hakların ihlali çok daha kolaydır.

Uzman Ceza Avukatı ile Çalışmanın Katkısı

Her ceza davası aynı değildir. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ile uyuşturucu ticareti suçunun yargılaması farklıdır. Uzman bir ceza avukatı, davanın türüne göre doğru savunma stratejisini geliştirir ve sürecin en az zararla atlatılmasını sağlar. Avukat Murat Tuğa Hukuk Bürosu olarak, ceza davalarında deneyimli ekibimizle müvekkillerimizin haklarını en etkin şekilde savunuyoruz. Her dava için özel savunma stratejisi geliştiriyor, sürecin her aşamasında profesyonel destek sağlıyoruz.


Ceza Davası Ne Kadar Sürer? (Güncel)

Ceza davasının süresini etkileyen başlıca faktörler şunlardır:

  • Suçun niteliği: Basit suçlarda süreç kısa, ağır cezalarda ise daha uzundur.
  • Sanık sayısı: Sanık sayısı arttıkça, ifadelerin alınması ve savunmaların yapılması süreci uzatır.
  • Mağdur veya katılan sayısı: Birden fazla mağdur veya katılan varsa, ifadelerin toplanması daha çok celse gerektirir.
  • Bilirkişi ve adlî tıp raporları: Rapor bekleme süreleri davayı aylarca uzatabilir.
  • Mahkemenin iş yükü: Yoğun illerdeki mahkemelerde dosya sırası uzun olabilir.
  • Kanun yolları: İstinaf ve temyize taşınan dosyalarda süreç birkaç yıl daha uzayabilir.

Ceza Davası Masrafları

Ceza yargılamasında ortaya çıkan giderler, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 324. maddesi kapsamında “yargılama giderleri” olarak tanımlanır. Bu kalemlere; tebligat ve posta ücretleri, tanık ve bilirkişi ücretleri, keşif giderleri ve adlî tıp raporu masrafları dâhildir.

Mahkûmiyet hâlinde tüm yargılama giderleri sanığa yükletilir (CMK m.325). Buna karşılık, beraat ya da ceza verilmesine yer olmadığı kararlarında giderler Devlet Hazinesi tarafından karşılanır. Ancak kişi yalnızca kendi kusurundan kaynaklanan giderlerden sorumlu tutulur (CMK m.327).

Ayrıca avukatlık ücreti, CMK m.324 gereği yargılama giderleri arasında kabul edilir. Mahkeme, bu ücretin miktarını ve hangi tarafa yükletileceğini kararında açıkça gösterir.

📌 Önemli İstisna: Türkçe bilmeyen veya engelli olan şüpheli, sanık, mağdur ya da tanık için görevlendirilen tercümanın giderleri yargılama gideri sayılmaz. Bu masraflar Devlet Hazinesi tarafından karşılanır (CMK m.324/5).

Avukatlık ücretleri, Türkiye Barolar Birliği tarafından her yıl yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenir. Bu tarifedeki rakamlar yalnızca alt sınırdır; avukatlar, davanın niteliğine ve işin kapsamına göre daha yüksek ücret talep edebilir. Güncel tarifeye buradan ulaşabilirsiniz.


Sık Sorulan Sorular (FAQ)

Ceza davası ile hukuk davası arasındaki fark nedir?

Ceza davası, suç işlendiği iddiasıyla kamu adına açılır ve devletin cezalandırma yetkisini içerir. Hukuk davası ise kişiler arasındaki özel uyuşmazlıkları konu alır ve genellikle tazminat ya da hakların iadesiyle ilgilidir.

Ceza davasında uzlaştırma nedir?

Bazı suçlarda (örneğin hakaret, yaralama) tarafların anlaşmasıyla dava açılmadan veya dava sürecinde dosya kapanabilir. Bu süreç, savcılık tarafından yürütülen resmi bir mekanizmadır.

Ceza davasında verilen karar kesinleşmeden uygulanır mı?

Hayır. Ceza davasında verilen karar kesinleşmeden infaz edilmez. Karara karşı istinaf veya temyiz başvuru süreci tamamlanmadan hüküm uygulanamaz.

Ceza davasında alternatif çözüm yolları var mı?

Evet. Uzlaştırma, etkin pişmanlık ve seri muhakeme usulü gibi kurumlarla dava açılmadan süreç daha kısa sürede sonuçlanabilir.

Ceza davası açmak için avukat tutmak zorunlu mudur?

Her davada zorunlu değildir. Ancak özellikle ağır ceza davalarında, profesyonel ceza avukatı desteği olmadan süreci yürütmek hak kayıplarına yol açabilir.


Sonuç

Ceza davaları, bireylerin özgürlüğünü doğrudan etkileyen en kritik hukuki süreçlerdir. Bu nedenle en küçük hata bile telafisi imkânsız sonuçlara yol açabilir. Soruşturma ve yargılama sürecinde profesyonel bir ceza avukatı desteği almak, hak kayıplarını önlemenin en etkili yoludur.

Avukat Murat TUĞA Hukuk Bürosu olarak; ceza davalarında müvekkillerimizin yanında yer alıyor, sürecin her aşamasında haklarını koruyor ve adil yargılanma hakkının eksiksiz kullanılmasını sağlıyoruz. Siz de ceza davası sürecinizde uzman desteğine ihtiyaç duyuyorsanız, bizimle iletişime geçebilirsiniz.


Ceza Avukatı ile İletişim

Ceza davaları, kişinin özgürlüğünü ve geleceğini doğrudan etkileyen en kritik süreçlerdir. Profesyonel destek almak için Avukat Murat TUĞA Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

📍 Adres: Work Office Center, Yenişehir Mahallesi, Selahattin Kaya Cd. No:1, Kat:1, İç Kapı No:12, 12000 Merkez/Bingöl

📞 Telefon / WhatsApp: 0543 453 52 12

×

Merhaba! Randevu ve diğer talepleriniz için iletişime geçebilirsiniz.

× Avukata Soru Sor