
Trafik Kazası Davası Nasıl Açılır?
Trafik kazası sonrasında birçok kişi trafik kazası davası nasıl açılır sorusunun cevabını araştırmaktadır. Trafik kazaları, maddi ve manevi açıdan önemli zararlara yol açabilen olaylardır. Trafik kazası sonucunda yaralanma, araç hasarı veya ölüm meydana gelmesi halinde zarar gören kişiler hukuki yollara başvurarak tazminat talep edebilir. Bu durumda trafik kazası davası açılarak meydana gelen zararların kusurlu kişiden veya ilgili sigorta şirketinden karşılanması istenir.
Trafik kazası davası açılabilmesi için öncelikle kazanın nasıl meydana geldiğinin belirlenmesi, kusur oranlarının tespit edilmesi ve oluşan zararların belgelerle ortaya konulması gerekir. Kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı, hastane raporları, araç hasar raporları ve diğer deliller dava sürecinde önemli rol oynar.
Bu yazıda trafik kazası davasının nasıl açıldığı, dava açma sürecinde izlenmesi gereken hukuki adımlar, hangi mahkemelerin görevli olduğu ve trafik kazası nedeniyle talep edilebilecek tazminatlar hakkında genel bilgiler yer almaktadır.
Trafik Kazası Davası Nedir?
Trafik kazası davası, motorlu araçların karıştığı trafik kazaları sonucunda meydana gelen maddi ve manevi zararların giderilmesi amacıyla açılan tazminat davalarını ifade eder. Trafik kazası sonucunda yaralanma, ölüm veya malvarlığına ilişkin zararlar meydana gelmesi halinde zarar gören kişiler, sorumlu kişi veya kişilerden zararlarının karşılanmasını talep edebilir.
Trafik kazası nedeniyle açılan davalarda temel amaç, kazaya sebep olan kusurlu kişi veya sorumluların meydana gelen zararı gidermesidir. Bu kapsamda zarar gören kişiler; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması, araç hasarı, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat gibi çeşitli taleplerde bulunabilir.
Nitekim Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi uyarınca, motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölmesine, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olunması halinde araç işleteni ve sürücüsü meydana gelen zarardan sorumlu tutulabilir. Bu nedenle trafik kazası sonucunda zarar gören kişiler, hukuki yollara başvurarak zararlarının tazminini talep edebilir.
Trafik Kazasında Kimler Sorumludur?
Trafik kazası sonucunda meydana gelen zararların giderilmesi bakımından birden fazla kişi veya kurum sorumlu tutulabilir. Trafik kazalarında sorumluluk, kazanın oluş şekline, tarafların kusur oranlarına ve aracın hukuki durumuna göre belirlenir. Bu nedenle meydana gelen zararların tazmini için birden fazla kişiye karşı dava açılması mümkün olabilir.
Kusurlu Sürücü
Trafik kazasına sebep olan ve kusurlu bulunan sürücü, meydana gelen zararlardan doğrudan sorumlu tutulabilir. Sürücünün trafik kurallarına aykırı hareket etmesi, dikkatsiz veya tedbirsiz davranması sonucunda bir zarar meydana gelmişse bu zararların tazmini talep edilebilir. Nitekim Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişi bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Araç Sahibi ve İşleten
Trafik kazalarında yalnızca sürücü değil, aracın işleteni de meydana gelen zararlardan sorumlu tutulabilir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi uyarınca motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olunması halinde araç işleteni de doğan zarardan sorumludur. Bu nedenle araç sahibi veya aracı fiilen işleten kişi, sürücü ile birlikte sorumluluk altına girebilir.
Sigorta Şirketi
Motorlu araçlar için yaptırılması zorunlu olan zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası) kapsamında, trafik kazası sonucunda zarar gören kişilerin bazı zararları sigorta şirketi tarafından karşılanabilir. Nitekim Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi uyarınca motorlu araç işletenlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırması zorunludur.
Trafik kazası sonucunda zarar gören kişiler, zararlarının karşılanması için öncelikle sigorta şirketine başvuruda bulunabilir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca zarar gören kişilerin dava açmadan önce ilgili sigorta şirketine başvuru yapmaları gerekmektedir. Sigorta şirketinin başvuruya belirli süre içinde cevap vermemesi veya talebi karşılamaması halinde ise zarar gören kişiler sigorta şirketine karşı dava açabilir.
Bu nedenle trafik kazası sonrasında trafik kazası davası nasıl açılır ve kime karşı dava açılması gerektiğinin doğru şekilde belirlenmesi büyük önem taşımaktadır.
Trafik Kazasında Hangi Tazminatlar Talep Edilebilir?
Trafik kazası sonucunda zarar gören kişiler, meydana gelen zararın niteliğine göre çeşitli maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunabilir. Trafik kazası nedeniyle talep edilebilecek tazminat kalemleri büyük ölçüde Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye göre bedensel zararlar sonucunda ortaya çıkan çeşitli zarar kalemlerinin tazmini talep edilebilir. Ayrıca Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi uyarınca uygun şartların bulunması halinde manevi tazminat talep edilmesi de mümkündür.
Trafik kazası sonucunda en sık talep edilen tazminat kalemleri şunlardır:
Tedavi Giderleri
Trafik kazası sonucunda yaralanan kişinin hastane masrafları, ameliyat giderleri, ilaç giderleri, fizik tedavi giderleri ve diğer sağlık harcamaları tedavi giderleri kapsamında talep edilebilir. Bu giderler TBK m.54 kapsamında tazmin edilebilen zararlar arasında yer almaktadır.
Kazanç Kaybı
Kaza nedeniyle kişinin çalışamaması veya geçici olarak iş gücünü kullanamaması halinde meydana gelen gelir kaybı kazanç kaybı olarak talep edilebilir. Örneğin kişinin tedavi sürecinde çalışamaması nedeniyle elde edemediği gelirler bu kapsamda değerlendirilir.
Çalışma Gücünün Azalması veya Yitirilmesi
Trafik kazası sonucunda kişinin sürekli sakatlık yaşaması veya çalışma gücünün azalması halinde ortaya çıkan zararlar da tazminat kapsamında talep edilebilir. Bu durumda kişinin mesleki geleceğinin zarar görmesi veya gelirinin azalması gibi durumlar değerlendirilir. Bu zarar kalemi de Türk Borçlar Kanunu m.54 kapsamında düzenlenmiştir.
Araç Değer Kaybı
Trafik kazası sonucunda araç onarılmış olsa bile aracın ikinci el piyasa değerinde meydana gelen düşüş araç değer kaybı olarak ifade edilir. Kusurlu tarafın sigorta şirketinden veya sorumlu kişilerden araç değer kaybı tazminatı talep edilebilir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
Trafik kazası sonucunda bir kişinin hayatını kaybetmesi halinde, ölen kişinin desteğinden yararlanan yakınları destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir. Bu tazminat özellikle eş, çocuklar ve bazı durumlarda anne ve baba tarafından talep edilebilir.
Nitekim Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca ölüm halinde destekten yoksun kalan kişilerin uğradıkları zararların tazmini talep edilebilir. Bu kapsamda ölen kişinin sağlığında düzenli olarak maddi destek sağladığı kişilerin, bu desteğin ortadan kalkması nedeniyle uğradıkları zararlar tazminat konusu yapılabilir.
Uygulamada, Destekten yoksun kalma tazminatının miktarı, ölen kişinin yaşı, geliri, mesleği ve destek verdiği kişilerin durumu dikkate alınarak bilirkişi tarafından hesaplanmaktadır.
Cenaze Giderleri
Ölümlü trafik kazalarında cenaze işlemleri nedeniyle yapılan giderler de tazminat kapsamında talep edilebilir. Cenaze masrafları, defin giderleri ve benzeri harcamalar bu kapsamda değerlendirilir.
Manevi Tazminat
Trafik kazası sonucunda kişinin yaşadığı acı, üzüntü ve psikolojik zararların giderilmesi amacıyla manevi tazminat talep edilmesi mümkündür. Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi uyarınca hakim, olayın özelliklerini dikkate alarak zarar gören kişi lehine manevi tazminata hükmedebilir.
Diğer Olası Tazminat Talepleri
Trafik kazasının özelliklerine göre yukarıda sayılan tazminat kalemleri dışında bazı ek zararların tazmini de talep edilebilir. Örneğin kazaya bağlı olarak ortaya çıkan bakıcı giderleri, rehabilitasyon giderleri, protez giderleri, sürekli bakım masrafları veya yardımcı cihaz giderleri gibi zararlar da uygun şartların bulunması halinde tazminat kapsamında değerlendirilebilir.
Nitekim Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesi bedensel zararlar nedeniyle ortaya çıkan tüm zarar kalemlerinin tazmin edilebileceğini düzenlemekte olup, somut olayın özelliklerine göre mahkeme tarafından farklı zarar kalemlerinin de değerlendirilmesi mümkündür.
Sigorta Şirketine Başvuru Zorunlu mu?
Trafik kazası sonucunda meydana gelen zararların karşılanması için çoğu durumda dava açmadan önce ilgili sigorta şirketine başvuruda bulunulması gerekmektedir. Özellikle zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında talep edilecek tazminatlar bakımından sigorta şirketine başvuru yapılması önem taşımaktadır.
Nitekim Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca, trafik kazası nedeniyle zarar gören kişilerin dava açmadan önce ilgili sigorta şirketine başvuruda bulunmaları gerekmektedir. Bu başvuru ile zarar gören kişi, kazaya ilişkin belgeleri ve tazminat talebini sigorta şirketine ileterek zararın karşılanmasını talep edebilir.
Sigorta şirketi yapılan başvuruyu değerlendirmek zorundadır. Başvurunun sigorta şirketine ulaşmasından itibaren yasal değerlendirme süresi içinde cevap verilmesi gerekir. Uygulamada bu süre çoğu durumda 15 gün olarak dikkate alınmaktadır. Sigorta şirketinin başvuruyu reddetmesi, eksik ödeme yapması veya belirlenen süre içerisinde cevap vermemesi halinde zarar gören kişi dava açma hakkına sahip olur.
Ancak uygulamada sigorta şirketleri başvuru sırasında sunulan belgeleri inceleyerek bazı belgelerin eksik olduğunu tespit edebilir. Bu durumda sigorta şirketi, eksik belgelerin tamamlanmasını talep edebilir ve bu talep genellikle şirketin resmi internet sitesi, başvuru sistemi veya elektronik posta yoluyla zarar gören kişiye bildirilir. Eksik belgelerin talep edilmesi halinde başvuru süreci bu belgelerin tamamlanmasına kadar devam eder ve değerlendirme süresi buna göre işlemeye başlar.
Bu nedenle trafik kazası sonucunda zarar gören kişilerin dava açmadan önce sigorta şirketine başvuru yapmaları, hem hukuki sürecin doğru ilerlemesi hem de tazminat taleplerinin değerlendirilmesi açısından önemlidir.
Trafik Kazası Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli Mahkeme
Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında çoğu durumda Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli kabul edilmektedir. Bunun nedeni, zorunlu mali sorumluluk sigortasına dayalı taleplerin ticari dava niteliğinde değerlendirilmesidir. Nitekim 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca sigorta sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar ticari dava kapsamında kabul edilmektedir.
Ancak bazı durumlarda davanın taraflarına ve talebin niteliğine göre Asliye Hukuk Mahkemesi de görevli olabilir. Özellikle sigorta şirketinin taraf olmadığı veya uyuşmazlığın doğrudan haksız fiile dayandığı durumlarda davalar Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülebilir.
Yetkili Mahkeme
Trafik kazası nedeniyle açılacak davalarda yetkili mahkeme bakımından birden fazla seçenek bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer mahkemesi de yetkili mahkemeler arasında yer almaktadır.
Bu nedenle trafik kazası davaları:
- kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde
- davalının yerleşim yeri mahkemesinde
- bazı durumlarda sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde
açılabilir.
Trafik Kazası Davasında Zamanaşımı
Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında zamanaşımı süreleri Karayolları Trafik Kanunu m.109 hükmünde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre trafik kazası nedeniyle meydana gelen zararlara ilişkin tazminat taleplerinin belirli süreler içerisinde ileri sürülmesi gerekir.
2 Yıllık Zamanaşımı Süresi
Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesine göre trafik kazası nedeniyle zarar gören kişiler, zararı ve sorumlu olan kişiyi öğrendikleri tarihten itibaren 2 yıl içinde dava açmalıdır. Bu süre genellikle kazanın meydana geldiği tarihten kısa bir süre sonra başlar. Bununla birlikte aynı maddeye göre her hâlükârda trafik kazasından doğan tazminat talepleri kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıl içinde ileri sürülmelidir. Bu süre, trafik kazalarından doğan tazminat davaları bakımından azami zamanaşımı süresi olarak kabul edilmektedir.
Ceza Davasının Bulunması Halinde Zamanaşımı
Trafik kazası aynı zamanda bir suç teşkil ediyorsa ve olay hakkında ceza soruşturması veya ceza davası bulunuyorsa zamanaşımı süresi farklı şekilde uygulanabilir. Nitekim Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi uyarınca, trafik kazası suç teşkil eden bir fiilden kaynaklanıyorsa ve ceza kanunlarında bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüşse, tazminat talepleri bakımından da bu daha uzun zamanaşımı süresi uygulanır.
Örneğin trafik kazalarında sıklıkla gündeme gelen taksirle yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 66. maddesinde düzenlenen dava zamanaşımı hükümleri kapsamında değerlendirilmektedir. Bu tür suçlarda ceza zamanaşımı süresi çoğu durumda 8 yıl olarak uygulanmaktadır.
Bu nedenle özellikle yaralanmalı veya ölümlü trafik kazalarında, ceza hukukunda öngörülen zamanaşımı süreleri dikkate alınarak tazminat davası açılması mümkündür. Bu durum, zarar gören kişilerin dava açma süresini fiilen uzatabilmektedir.
Trafik Kazası Davası Açmak İçin Gerekli Belgeler
Trafik kazası nedeniyle açılacak tazminat davalarında kazanın nasıl meydana geldiğinin, tarafların kusur durumunun ve meydana gelen zararın ispat edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle dava açılırken kazaya ilişkin belgelerin ve delillerin mahkemeye sunulması gerekir. Nitekim Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesi uyarınca taraflar iddialarını dayandırdıkları vakıaları ispat etmekle yükümlüdür.
Trafik kazası davalarında en sık kullanılan belgeler ve deliller şunlardır:
Kaza Tespit Tutanağı
Kaza tespit tutanağı, trafik kazasının nasıl meydana geldiğini ve kazaya karışan araçları gösteren en önemli belgedir. Polis veya jandarma tarafından düzenlenen tutanaklar ya da tarafların kendi aralarında hazırladığı kaza tespit tutanakları dava sürecinde önemli bir delil niteliği taşır.
Ölümlü veya yaralanmalı trafik kazalarında kaza tespit tutanağı genellikle kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenir. Kazanın şehir sınırları içerisinde meydana gelmesi halinde polis, kırsal bölgelerde meydana gelmesi halinde ise jandarma tarafından olay yerine gelinerek kaza tespit tutanağı hazırlanır.
Buna karşılık yalnızca maddi hasarla sonuçlanan trafik kazalarında, taraflar anlaşmaları halinde kaza tespit tutanağını kendi aralarında da düzenleyebilirler. Bu durumda sürücülerin kaza tutanağını doldururken kazanın oluş şekli, araçların konumu ve kusur durumuna ilişkin bilgileri dikkatli şekilde belirtmeleri önemlidir. Çünkü düzenlenen kaza tespit tutanağı sigorta başvurusu ve olası dava sürecinde önemli bir delil olarak değerlendirilir.
Bu nedenle tarafların kaza tespit tutanağını doldururken olayın oluş şekline uygun ve doğru bilgiler vermeleri, ileride ortaya çıkabilecek hukuki uyuşmazlıkların önlenmesi açısından önem taşımaktadır.
Hastane ve Sağlık Raporları
Kazanın yaralanma ile sonuçlanması halinde hastane raporları, tedavi belgeleri ve sağlık kurulu raporları önemli deliller arasında yer alır. Bu belgeler kazanın neden olduğu bedensel zararların ve tedavi giderlerinin belirlenmesi açısından önem taşımaktadır.
Trafik kazası sonrasında hastaneye başvurulurken olayın trafik kazası sonucu meydana geldiğinin sağlık kayıtlarına geçirilmesi de önemlidir. Çünkü hastane kayıtlarında olayın trafik kazası olarak belirtilmesi, ileride açılabilecek tazminat davalarında kazayla yaralanma arasındaki bağlantının ortaya konulması açısından önemli bir delil niteliği taşıyabilir.
Bu nedenle trafik kazası sonrasında sağlık kuruluşuna başvurulurken olayın trafik kazası sonucu meydana geldiğinin belirtilmesi ve bu durumun sağlık kayıtlarına yansıtılması önem arz etmektedir.
Ayrıca, kaza sonrası düzenlenen sağlık belgelerinin eksik olması veya hiç alınmamış bulunması hâlinde, dava sırasında mahkeme aracılığıyla hastane kayıtları, tedavi evrakı, adli muayene belgeleri ve gerektiğinde maluliyet/sağlık kurulu raporları da talep edilebilir. Bu belgeler, yaralanmanın niteliğinin, kazayla illiyet bağının ve maddi-manevi zararın kapsamının belirlenmesinde önemli delil teşkil eder.
Araç Hasar ve Ekspertiz Raporları
Trafik kazası sonucunda araçta meydana gelen hasarın belirlenmesi için eksper raporları ve servis kayıtları kullanılabilir. Bu belgeler araç hasarı, onarım giderleri ve araç değer kaybı gibi zararların ispat edilmesinde önemli rol oynar.
Diğer Deliller
Trafik kazası davalarında ayrıca tanık beyanları, kamera kayıtları, fotoğraflar ve olay yeri inceleme raporları da delil olarak kullanılabilir. Bu nedenle kazaya ilişkin tüm belgelerin mümkün olduğunca saklanması ve dava sürecinde mahkemeye sunulması önem taşımaktadır.
Trafik Kazası Davası Süreci
Trafik kazası davası nasıl açılır sorusunun cevabı genellikle sigorta başvurusu, arabuluculuk süreci ve dava açılması aşamalarından oluşmaktadır.
Trafik kazalarından doğan tazminat talepleri belirli bir hukuki süreç içerisinde yürütülmektedir. Bu süreç genellikle sigorta başvurusu ile başlamakta ve gerekli durumlarda mahkeme kararı ile sonuçlanmaktadır. Trafik kazası davalarında süreç genel olarak aşağıdaki aşamalardan oluşmaktadır.
1. Sigorta Şirketine Başvuru
Bu süreç aynı zamanda trafik kazası davası nasıl açılır sorusunun ilk aşamalarından birini oluşturmaktadır. Trafik kazası sonucunda zarar gören kişiler, dava açmadan önce zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında ilgili sigorta şirketine başvuruda bulunabilirler. Nitekim Karayolları Trafik Kanunu m.97 uyarınca zarar gören kişiler sigorta şirketine başvurarak zararlarının karşılanmasını talep edebilir.
Sigorta şirketi yapılan başvuruyu değerlendirmekle yükümlüdür. Başvurunun sigorta şirketine ulaşmasından itibaren genellikle 15 gün içerisinde başvuruya cevap verilmesi gerekir. Sigorta şirketinin başvuruyu reddetmesi, eksik ödeme yapması veya belirtilen süre içerisinde cevap vermemesi halinde zarar gören kişi dava açma hakkına sahip olur.
2. Zorunlu Arabuluculuk
Trafik kazasından doğan bazı tazminat talepleri bakımından dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulması gerekebilir. Özellikle sigorta şirketlerine karşı açılacak tazminat davalarında bu süreç uygulamada gündeme gelebilmektedir.
Nitekim Türk Ticaret Kanunu m.5/A uyarınca konusu bir miktar para olan ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Sigorta şirketinin taraf olduğu bazı trafik kazası tazminat davaları ticari dava niteliği taşıdığından arabuluculuk süreci uygulanabilmektedir.
Arabuluculuk sürecinde taraflar arabulucu eşliğinde anlaşmaya çalışırlar. Tarafların anlaşması halinde uyuşmazlık mahkemeye taşınmadan çözülebilir. Ancak taraflar anlaşamazsa arabuluculuk son tutanağı düzenlenir ve bu tutanak ile birlikte dava açılması mümkündür.
3. Dava Açılması
Sigorta şirketi ile uzlaşma sağlanamaması halinde zarar gören kişiler trafik kazasından doğan maddi ve manevi zararların tazmini için dava açabilirler.
Trafik kazasından doğan sorumluluk davaları Karayolları Trafik Kanunu m.110 uyarınca adli yargı mahkemelerinde görülmektedir. Davalar çoğu zaman:
- Asliye Ticaret Mahkemesi (sigorta şirketinin taraf olduğu davalarda)
- bazı durumlarda Asliye Hukuk Mahkemesi
tarafından görülmektedir.
4. Bilirkişi İncelemesi
Trafik kazası davalarında kazanın oluş şekli, tarafların kusur oranı ve meydana gelen zararların miktarı çoğu zaman teknik inceleme gerektirir. Bu nedenle mahkemeler tarafından bilirkişi incelemesi yaptırılabilir.
Bilirkişiler tarafından hazırlanan raporlar doğrultusunda kazanın oluş şekli, kusur oranları ve zarar kalemleri değerlendirilir. Mahkeme bu raporları dosyadaki diğer deliller ile birlikte değerlendirir.
Trafik kazalarının yaralanma veya ölümle sonuçlanması halinde olay hakkında ceza soruşturması veya ceza davası açılması da mümkündür. Bu tür durumlarda kusur incelemesi ceza dosyasında da yapılabilir ve hazırlanan bilirkişi raporları tazminat davalarında da önemli delil niteliği taşıyabilir. Trafik kazalarına ilişkin ceza süreci hakkında daha ayrıntılı bilgi için “Ceza Davası Nasıl Açılır?” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
5. Mahkeme Kararı
Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda tarafların kusur oranları ve meydana gelen zararlar değerlendirilerek karar verilir. Mahkeme, kusurlu bulunan kişi veya sigorta şirketinin zarar gören kişiye maddi ve manevi tazminat ödemesine hükmedebilir.
Mahkeme kararı kesinleştiğinde tazminatın ödenmesi gerekir. Aksi halde kararın icra yoluyla tahsil edilmesi mümkündür.
Sık Sorulan Sorular
Trafik kazası sonrasında birçok kişi trafik kazası davası nasıl açılır, dava sürecinin ne kadar sürdüğü ve hangi tazminatların talep edilebileceği gibi soruların cevaplarını merak etmektedir. Aşağıda trafik kazası davalarına ilişkin sık sorulan bazı sorular ve cevapları yer almaktadır.
Trafik kazası davası ne kadar sürer?
Trafik kazasından doğan tazminat davalarının süresi dosyanın niteliğine, taraf sayısına, bilirkişi incelemelerine ve mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişebilir. Uygulamada trafik kazası tazminat davaları çoğu zaman yerel mahkemeler de 1 ila 3 yıl arasında sonuçlanabilmektedir. Ancak dosyada ek bilirkişi incelemeleri yapılması veya kararın istinaf ve temyiz aşamasına taşınması halinde bu süre uzayabilir.
Trafik kazası tazminatı ne kadar olur?
Trafik kazası sonucunda ödenecek tazminat miktarı kazanın niteliğine ve meydana gelen zararın büyüklüğüne göre değişmektedir. Tedavi giderleri, çalışma gücü kaybı, araç değer kaybı, destekten yoksun kalma ve manevi zararlar gibi birçok unsur tazminat miktarını etkileyebilir. Bu nedenle her trafik kazası dosyasında tazminat miktarı ayrı ayrı değerlendirilir.
Sigorta şirketine başvurmadan dava açılabilir mi?
Trafik kazasından doğan tazminat taleplerinde çoğu zaman dava açmadan önce sigorta şirketine başvuru yapılması gerekir. Karayolları Trafik Kanunu m.97 uyarınca zarar gören kişiler öncelikle sigorta şirketine başvurarak zararlarının karşılanmasını talep edebilir. Sigorta şirketinin başvuruyu reddetmesi, eksik ödeme yapması veya belirli süre içinde cevap vermemesi halinde dava açılması mümkündür.
Trafik kazası davası hangi mahkemede açılır?
Trafik kazasından doğan tazminat davaları genellikle Asliye Ticaret Mahkemesi veya bazı durumlarda Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülmektedir. Nitekim Karayolları Trafik Kanunu m.110 uyarınca trafik kazalarından doğan sorumluluk davaları adli yargı mahkemelerinde görülmektedir.
Trafik kazası davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Trafik kazalarından doğan tazminat talepleri bakımından zamanaşımı süresi Karayolları Trafik Kanunu m.109’da düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören kişi, zararı ve sorumlu kişiyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde dava açmalıdır. Her hâlükârda kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıl içinde dava açılması gerekir.
Ancak trafik kazası aynı zamanda bir suç teşkil ediyorsa ve olay hakkında ceza soruşturması veya ceza davası bulunuyorsa, ceza kanunlarında öngörülen daha uzun zamanaşımı süresi uygulanabilir. Nitekim Karayolları Trafik Kanunu m.109/2 uyarınca fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüşse bu süre tazminat talepleri bakımından da geçerli olur.
Örneğin Trafik kazasında taksirle yaralama suçu oluşmuşsa (TCK m.89), bu suç için öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alınarak TCK m.66 uyarınca dava zamanaşımı süresi genellikle 8 yıldır.
Ölümlü trafik kazalarında ise taksirle öldürme suçu (TCK m.85) söz konusu olur ve bu suç için öngörülen ceza dikkate alındığında TCK m.66 kapsamında dava zamanaşımı süresi 15 yıldır.
Sonuç
Bu nedenle trafik kazası sonrasında trafik kazası davası nasıl açılır sorusunun doğru şekilde değerlendirilmesi ve hukuki sürecin dikkatle yürütülmesi önem taşımaktadır.
Trafik kazaları maddi ve manevi açıdan ciddi zararlara yol açabilen olaylardır. Trafik kazası sonucunda meydana gelen zararların giderilmesi için hukuki yollara başvurulması ve gerekli başvuruların süresi içerisinde yapılması büyük önem taşımaktadır.
Trafik kazası nedeniyle açılacak tazminat davalarında kusur oranlarının belirlenmesi, zarar kalemlerinin doğru şekilde hesaplanması ve gerekli belgelerin eksiksiz şekilde hazırlanması sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından önemlidir. Aksi halde hak kaybı yaşanması söz konusu olabilir.
Bu nedenle trafik kazası sonrasında trafik kazası davası nasıl açılır sorusunun doğru şekilde değerlendirilmesi ve hukuki sürecin uzman bir avukat tarafından yürütülmesi önemlidir.
Trafik kazası nedeniyle maddi veya manevi zarara uğradığınızı düşünüyorsanız, haklarınız hakkında bilgi almak ve hukuki süreç hakkında değerlendirme yapılması için Avukat Murat Tuğa Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
👉 Detaylı bilgi ve hukuki destek için iletişim sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
